Yazar: Garbis Reçber

2023 Seçimleri ve Enternasyonal Komünist Görevler (Bölüm 3)

Emekçileri ve Ezilenleri Ne Bekliyor? 21- 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında emekçileri ve ezilenleri ne bekliyor sorusuna yanıt vermek için 28 Mayıs akşamı Erdoğan’ın yaptığı balkon konuşmasına ve seçim kutlamalarına bakmak yeterli olacaktır. Erdoğan yaptığı balkon konuşmasında muhalefeti bir kez daha terörist olarak niteleyerek “teröre” karşı uzlaşmaz bir mücadele yürüteceğini deklere etti. Eğer ki devlet erkanı teröre karşı mücadeleden bahsediyorsa, güvenlikçi politikalar geliştireceğini vaat ediyorsa, bunun gündelik hayattaki karşılığı şudur: Kürtler, sosyalistler, işçi, kadın, LGBTİQ+ örgütleri kısacası tüm toplumsal muhalefete karşı, devletin tüm baskı aygıtlarını kullanarak sindirme, yok etme çalışması içinde olacaktır. Devlet erkanı “teröre karşı” mücadeleden bahsediyorsa emekçilere ve...

Devamını Oku

2023 Seçimleri ve Enternasyonal Komünist Görevler (Bölüm 2)

İkinci Tur Sonuçları ve Olasılıklar 15-) 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu şu şekilde sonuçlanmıştır: Erdoğan %52.14 Kılıçdaroğlu %47.86 Yaklaşık 2.3 milyon oy farkıyla Erdoğan kazanmıştır. Erdoğan, ilk tura göre oylarında 600 bin artış yaşanırken, Kılıçdaroğlu’nda 830 bin artış yaşanmıştır. İlk tura katılan iki aday Sinan Oğan 2.8 milyon, Muharrem İnce 235 bin oy almıştı. İkinci tura katılım oranında az da olsa düşüş yaşanmıştır. Erdoğan 52 ilde seçimi önde bitirirken, Kılıçdaroğlu 29 ilde seçimi önde tamamladı. Kılıçdaroğlu ilk turda olduğu gibi ikinci turda da en çok oyu Kürdistan’dan aldı. Türkiye tarihinin en derin ekonomik krizine, deprem enkazına, çürümüş...

Devamını Oku

2023 Seçimleri ve Enternasyonal Komünist Görevler ( Bölüm 1)

Giriş Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizi içinde debelenmektedir. Her gün yeni rekorlara imza atan işsizlik oranları, hızla artan hayat pahalılığı, dev gibi büyüyen yoksulluk, konut, enerji, gıda gibi temel yaşamsal ihtiyaçlara sürekli gelen rekor zamlar, rekor üstüne rekor kıran enflasyon emekçi kitlelerde ölümcül yıkımlara neden olmaktadır. Var olan derin ekonomik krize paralel olarak Erdoğan rejiminin siyasal krizi de büyümektedir. Tüm devlet aygıtları işleyemez, dikiş tutmaz, tel tel dökülür vaziyettedir. Erdoğan rejimi içinde bulunduğu krizleri çözebilecek bir yetiye ve programa sahip değildir. Çözüm için atmış olduğu her adım yeni daha büyük sorunları beraberinde getirmektedir. Erdoğan rejiminin çürümüş ve kokuşmuş...

Devamını Oku

Kürdistan’da Sürekli Devrim Üzerine Tezler

1- Emperyalizmin önemli ve vazgeçilmez faaliyet alanlarından biri olan Ortadoğu’nun ortasında yer alan Kürdistan (4) devletin (Türkiye, Irak, İran, Suriye ) işgali altında yaşayan enternasyonal bir sömürgedir. Kürtler bugüne dek ne zaman ulusal, demokratik hürriyetleri için harekete geçse karşılarında kendilerini ezen ulus şovenizmi üzerinden örgütlenmiş 4 sömürgeci devlet ve onların emperyalist müttefikleri çıkmaktadır. Bu özelliği itibarıyla Kürdistan sorunu her yönüyle uluslararası bir sorundur. Kürt halkının içinde bulunduğu esaret aynı zamanda ezen ulus emekçilerinin ve tüm Ortadoğu emekçi halklarının da esaretidir. Bu yüzden özgür birleşik Kürdistan sorunu tüm Ortadoğu emekçilerinin ve ezilenlerinin de asli sorunudur. Özü itibariyle Kürdistan sorunu karşımıza ulusal bir sorun olarak dikilse de politik sonuçları ve onun etkileri göz önüne alındığında karşımıza uluslararası bir sorun olarak çıkmaktadır. Kürdistan sorununu uluslararası bir sorun olarak tanımlamak sorunun çözümüne dair ihtiyacımız olan şeyleri de net şekilde somutlamamızda yardımcı olmaktadır. Bu noktada ihtiyacımız olan enternasyonalist devrimci bir program ve enternasyonalist devrimci bir partidir. Enternasyonal komünistler bütün dünyada ulusların Sovyet cumhuriyetleri olarak birleşmesini hedeflerler. Tüm ezme ezilme ilişkilerinin yok edildiği, sınıfsız, sömürüsüz, hudutsuz, patriyarkasız, patronsuz bir dünyaya, Komünist dünyaya ulaşmanın vazgeçilmez adımıdır. Enternasyonal Komünist devrimcilerin ödevi de bu adımın atılması ve bu yoldaki yürüyüşün sonuçlanmasına önderlik etmektir. Bu ödevi yerine getirmenin önemli bir koşulu da, her zaman ve her yerde ezen ulus şovenizmine karşı militanca ideolojik savaş vermektir. Burjuva ideolojisi olan milliyetçiliğin, şovenizmin ana fonksiyonu emekçileri ve ezilenleri burjuva saflara yedeklemek, emekçileri...

Devamını Oku

Savaş ve Enternasyonal Komünist Devrimcilerin Görevleri Bölüm 2

Taksim’de Patlayan Bombalar Sopalı Seçimlerin ve İşgalin Başlangıç Düdüğüdür! 5-) Egemen sınıflar sistematik olarak devlet fetişizmi yapar, devlet olmadan hiçbir şeyin olmayacağını, hayatın devam edemeyeceğini, devletsiz bir dünyanın mümkün olmamakla birlikte, insanlık tarihi boyunca devletsiz bir toplumun olmadığının propagandasını yaparlar. Devletin sınıflar üstü, tarafsız, toplumsal düzeni kuran, toplumu tüm tehdit ve kötülükten koruyan yüce kutsal bir aygıt olarak sunar. Oysa devlet bir sınıfın başka bir sınıf üzerinde dikatörlük kurma aracından başka bir işlevi yoktur. Marks’ın tanımıyla ” Devlet burjuvazinin ortak işlerini yöneten bir komitedir.” Devlet burjuvazinin iktidarını ebedi ve kalıcı kılmak için tepeden tırnağa silahlı, emekçi sınıflar ise tepeden tırnağa silahsız ve mülksüzdür. Devlet egemen sınıfları, ezilen sınıflardan korumak için vardır. Devletler bu işlevini yalnızca baskı aygıtlarıyla yerine getirmez, aynı zamanda mevcut düzenin devamı için toplumsal rıza üretmesi gerekmektedir. Toplumsal rıza üretebilmek ve bunu sürekli var edebilmek için devletin ideolojik aygıtları devreye girmektedir. Bu ideolojik aygıtları sürekli geliştirmek ve yenilemek zorundadır. Devletin tüm ideolojik aygıtlarının temeli, ana gıdası yalana dayanmaktadır. Ne kadar etkili yalanlar ve manipülasyonlar gerçekleştirirse, bu yalanları ne kadar geniş kitlelere inandırırsa, iktidarının bekâsı o kadar sağlamlaşır. Devlet yönetiminin ana vizyonu yalandır. Yalan devlet yönetmenin ana koşulu olarak vardır. Devletin yalanlarını teşhir eden, onların maskelerini düşüren veya böyle bir çaba içine giren her birey, grup, kuruluş, siyasal özne devletin misilleme baskısıyla başbaşa kalır. Bozgunculukla, kışkırtıcılıkla, devlet düşmanlığıyla, vatan hainliğiyle suçlanır, yargılanır, cezalandırılır. Her zaman devletin yaptırımlarına maruz...

Devamını Oku