1-) Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgını birinci yılını geride bırakmıştır. Salgının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen kontrol altına alınamamakla birlikte, vaka ve ölüm oranlarında küresel düzeyde artış yaşanmaktadır.
Salgının küresel boyutları siyasal ve ekonomik olarak gezegenimizde büyük yıkımlar yaratmaktadır. Salgının yayılmasıyla birlikte tüm imalat sistemini çökertmekte, ayrıca hastalığın yayıldığı her ülkede ekonomi hem hastalığın yayılmasından dolayı hem de bu yayılmayı kısıtlamak maksadıyla alınan tedbirlerden dolayı felç olmuştur. Hudutlar kapatılmakta, küresel turizm çökmekte, borsalar düşmektedir….
Tüm ülkelerde kitlesel işten çıkartmalar, yoksulluk ve sefalet katlanarak büyümektedir. Covid-19 salgınından önce boy gösteren küresel iktisadi kriz, Covid-19 sağlık kriziyle birleşerek bir üst boyuta ulaşmıştır. Kapitalizm daha önceki tarihsel krizlerden farklı olarak bu kriz yalnızca iktisadi bir kriz olmakla kalmıyor, küresel sağlık kriziyle bütünleştiği birleşik kapitalist krize evrilmiştir.
2-) Küresel kapitalist krizin bir diğer boyutu ise ekoloji krizidir. Merkezine kârı koyan, bu uğurda hiçbir kural, etik tanımayan kapitalizm gezegenimizin sonunu hazırlayacak ekolojik yıkımlara imza atmaktadır. Sanayi artıkları, GDO’lu ürünler, nükleer atıkları, termik santraller vb sermayeye rant alanı açmak için dur durak bilmeyen orman yangınları küresel bir iklim felaketini beraberinde getirmektedir. Buzulların erimesi, canlı türlerinin azalması, küresel ısınma, yaklaşan su krizi, tüm bu ekolojik krizin sonuçları olarak doğan sağlık krizleri….
Kapitalizmin doğası gereği sınır tanımayan kâr ve rant mantığı, kaçınılmaz olarak ekolojik dengenin bozulmasına ve ekosistemin yok olmasına yol açmaktadır. Kapitalist yıkım altında gezegenimiz hızla bir yok oluşa sürüklenmektedir. Yeşil, doğayla barışık bir kapitalizm mümkün değildir. Bu felaketten kurtulmanın tek yolu, kapitalist yıkımın radikalliği oranında radikal alternatifler için militan mücadele vermekte düğümlenmektedir. Bu alternatifin adı da: Sosyalist Dünya Devrimidir…
3-) Salgının ilk ortaya çıktığı dönemde ABD virüsü Çin’in laboratuar da üretip dünyanın başına bela ettiğini iddia etti. Çin’in virüsü ABD’nin çıkardığını Çin’e bıraktığını öne sürmüştü. Salgının ortaya çıkışı üzerine buna benzer birçok komplo teorileri üretilip kitlesel düzeyde tartışıldı. Virüsün laboratuar ortamında üretildiğine dair savları öne sürmenin iki boyutlu siyasal sonucu vardır. Birincisi; virüsün kapitalizmin doğal işleyişinin kaçınılmaz sonucu olan küresel ekolojik krizi hasır altı etmek.
İkincisi; Çin karşıtlığı üzerinden, salgının faturasını Asyalı göçmenlere kesen, bunun üzerinden ırkçı dalga yaratarak kapitalizmin çelişkilerini ve suçlarını milliyetçilik ve göçmen düşmanlığı ile üstünü örtmek. Salgını komplo teorileri üzerinden açıklamaya çalışanların hoşuna gitse de gitmese de Covid-19 laboratuarda değil, tabiatta doğmuştur. İnsan türüne, kâr arayışı ile üretim araçlarının özel mülkiyetine dayalı küresel üretim ilişkilerinin sebebiyle bulaşmıştır. Düşüşteki kapitalizm, eşi benzeri görülmemiş bir ölçüde çevreye zarar vermekte ve evcilleştirilmiş türlerle yaban hayatı arasındaki ilişkiyi değiştirmektedir. Buda antibiyotik ilaçlarla dirençli familyaların mutasyonuyla Covid-19, Ebola, Sars-Cov, Hepatiti, Nihap… gibi insanlara bulaşan yeni virüslerin meydana çıkmasını kolaylaştırmaktadır. Neo-liberal dönüşüm politikaları sağlık alanında hızla gerçekleşmiştir. Bunun sonucu olarak kamusal sağlık hizmetleri tasfiye edilerek, kapitalist kârı yüksek olan sektöre dönüşmüştür. Hasta sayısı ve hastalığın ciddiyeti arttıkça kâr sağlayan kapitalist sağlık sistemi bu salgın krizinin en büyük nedenidir. Covid-19 salgınını kapitalist krizin yıkımının dışında arayan her anlayış kapitalizmin günahlarını aklamak ve bu suçlara ortak olmanın farklı bir biçimidir.
4-) Covid-19 salgınıyla tüm burjuva hükümetler birlik olma çağrılarında bulunarak, salgının eşit karakterli olduğunu sınıf, statü tanımadığı iddialarını ortaya atarak eşitsizlikleri
gizlemeye çalıştı. Lakin bu çabaları topyekun başarısızlığa uğradı. Salgının her adımı ve aşaması küresel düzeyde tüm sınıfsal çelişkileri gün yüzüne çıkardı. Salgın için alınan tüm tedbirler şirketleri kurtarmaya, emekçi kitlelerde yıkımlar yaratmaya yönelikti. Pandemi sürecinde burjuvazi insan canı ile kârı arasında bir seçim yapmak zorundaydı. Burjuvazi kârı seçti. Küresel düzeyde emekçi yığınlar açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, salgın altında ölümcül koşullarda çalışmaya mahkum edildiler. Burjuvazi sağlık emekçilerini dahi salgından korumayı beceremedi. Bir çok ülkede sağlık emekçilerinin izinleri, istifaları iptal edilerek fazla mesaileri ödenmedi. Küresel düzeyde kapitalizm emekçileri yoksul, sefalet ve ölüme mahkum etmektedir. Küresel düzeyde kapitalizm tel tel dökülmekte, tüm sınıfsal çelişkiler gün yüzüne çıkmakta, burjuva hükümetlerin uyguladığı tüm politikalar iç içe geçerek aynılaşmaktadır.
5-) Küresel kapitalist krizle birlikte, burjuvazi küresel ölçekte rıza üretme yetisini kaybetmektedir. Burjuva hükümetler milliyetçiliğe, göçmen düşmanlığına sarılarak sınıflar arası kutsal birliği dayatmaktadır. Kapitalizmin tüm sınıfsal çelişkilerinin can alıcı şekilde ortaya çıkması, tüm burjuva hükümetleri otoriterleşmeye sevk etmektedir. Burjuva demokrasisi küresel düzeyde rafa kalkmaktadır. Salgınla mücadele adı altında tüm burjuva devlet aygıtları güçlendirilmektedir. Emekçilerin, ezilenlerin örgütlenme, protesto haklarını kısıtlamakta, basın yayın üzerinde baskıyı artırmaktadır. Polis ve orduya halk üzerinde sınırsız kuvvet uygulama hakları verilmektedir. Burjuva hükümetler istediği zaman olağanüstü hâl ilan etme haklarını kalıcı hâle getirmektedir. Salgın döneminde burjuva devletler, olası devrimci kabarışlar, toplumsal seferberlikler karşısında iç savaş tatbikatı yapmakta ve emekçi sınıflarını, ses çıkartmadan salgının yol açtığı acıları çekmeleri, kamu sağlık hizmetlerinin çöküşüne, sert tecrit tedbirlerine ve genel ekonomik buhrana göğüs germeleri için kontrol edilebilecek salt hayvan sürüsüne dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Covid-19 salgınıyla harlanan küresel kapitalist kriz aynı zamanda neo-liberalizmin ve burjuva demokrasisinin de iflasıdır.
6-) Burjuvazi mevcut küresel krizi çözebilme yetisine sahip değildir. Krizi çözmeye yönelik atılacak her adım kapitalizmin varoluş koşullarına darbe vuracak niteliktedir. Her şeyden önce kriz küresel düzeyde yaşanmaktadır, buna karşıda küresel bir cevap gerekmektedir. Temel özelliklerinden biri milli devletlere ve küresel rekabete dayalı kapitalizm bunun önünde engel teşkil etmektedir. Küresel krizi aşmak için bilimsel kriterlere ve insanların dayanışmasına dayalı koordine edilmiş bir cevap gerekmektedir. Bilimin ortaya koyduğu her tedbir ve sağlık seferberliği kapitalist imalatın anarşik yapısı, örgütlü ve plan gerektiren toplumun acil ihtiyaçlarının karşılanması ihtiyacı ile taban tabana zıttır. Salgının önlenmesi için toplumsal izolasyon ve halk sağlığı seferberliği gerekmektedir. Bunun için mülkiyet ilişkilerinde radikal değişikliklere ihtiyaç vardır. Bunların olması kapitalizmin sonunu hazırlayacak sürecin startı olacaktır. Toparlayacak olursak insanlığın kriz karşısında ihtiyacı olan varoluşsal eylem programıyla, kapitalizmi var eden tüm koşullar arasında uzlaşımı mümkün olmayacak çelişkiler vardır. Bu çelişkiler ancak küresel proletaryanın militan devrimci mücadelesiyle çözüme kavuşabilir.
7-) Kapitalist barbarlığa karşı, işçi sınıfını savunduğunu iddia eden teşkilatlar işçi sınıfının mücadelesinin önünde engel teşkil eden bir pozisyona savrulmaktadır. İşçi sınıfından gelen sendikalar ile sol sosyalist teşkilatlar işçi sınıfına enternasyonal devrimci alternatif sunmak ve bunun pratik ayaklarını örmek yerine burjuvazinin küresel krizine ortak olmaktadır. Sendikal bürokrasi burjuva devletle ve sermaye sınıfıyla bütünleşmesi sürecinde küresel kriz koşullarında vites yükseltmektedir. İşsizlik ve salgın kıskacına alınmış işçi sınıfının durumunu kabullenmiş, bunu olağanlaştırma içerisindedir. Salgın döneminde işçi sınıfının verdiği mücadeleleri iş yeri düzeyine ve ekonomik temele hapsetmektedir. İşçi sınıfına yöneltilen saldırılara karşı mücadelesi günü kotaran pasifist kınama mesajlarından öteye gitmemektedir. Sendikal bürokrasi burjuva devletin ve sermaye sınıfının işçi sınıfı içindeki aparatından öteye gitmemektedir. Kendisini sosyalist, devrimci olarak tanımlayan teşkilatlar ise krizden çıkış için burjuvaziye akıl hocalığı yapan tutum sergilemektedir. Kriz koşullarında burjuva devletin imhası için seferberlik yerine burjuva devleti ihya etmeye yönelik sosyal devletçi reformları çözüm olarak sunmaktadır. Küresel düzeyde kapitalizmin krizine paralel olarak, emekçilerin ve ezilenlerin devrimci önderlik krizi boy göstermektedir. Devrimci önderlik krizi kapitalizmin yaşamını devam ettirmesini sağlamaktadır.
8-)Küresel kapitalist krizle birlikte gerek burjuva muhalefetinin sol kanadında gerekse de reformist, merkezci teşkilatlarda Neo-Keynes’çi ekonomi programlarını çözüm olarak sunmaya, kapitalizmin çığrından çıktığını o yüzden sosyal devletçiliğe dönüşmesi gerektiğini, en azından sağlık gibi hayati önem arz eden sektörlerin kamulaştırılması gerektiğini, kapitalizmin buna mecbur kalacağını, toplumsal muhalefetin bu yönde basınç uygulamasıyla sosyal devletçiliğe geçişin kaçınılmaz olacağı savunulmaktadır. Bu anlayış en az kapitalist yıkım kadar tehlikelidir. Her şeyden önce bugünkü kapitalist krizi, sistemin olağan işleyişinin kaçınılmaz sonucu olarak değil, kapitalizmden sapma olarak gören anlayışa tekabül etmektedir. Kapitalizme alternatif arayışlarını sekteye uğratmaktadır. Bu anlayışın siyasal arenadaki pratik karşılığı, iktidardaki burjuva hükümetlere karşı muhalefetteki burjuva partilerinden sosyal reformdan bahseden kanadını iktidara getirmek için kitlesel seferberlik olarak dönmektedir. Böylece emekçi yığınları silahsız bırakmakta, yaratmış olduğu sahte umutlar kapitalizmin gerçeklerinin duvarına toslayınca telafisi zor olan hayal kırıklıklarını beraberinde getirmektedir. Kapitalizm krize girdiği için ne sosyal reformlar yapar nede sosyal devletçiliğe yönelir. Kapitalizm krizden kurtulmak için korumacı tedbirler uygular, büyük tekelleri kurtarmak için tüm olanaklarını seferber eder, krizin tüm faturasını emekçilere yükler. Krizden kurtulmak yeni pazar alanları yaratmak için savaş kartlarını kullanır. Bunların hepsini sorunsuz yapabilmek için devletin baskı aygıtlarını olabildiğince yükselterek demokratik hak ve hürriyetleri olabildiğince kısıtlı hâle getirir. Ancak sınıf mücadelesi keskin bir boyuta ulaşırsa mücadeleyi yatıştırmak için kısmi haklar verebilirler. Onları da ilk fırsatta geri almanın yolunu kollar. Küresel düzeyde kapitalizmin 20.yüzyıldaki gibi yeniden Keynes’çi ekonomi politikalarına geçmesi için sosyalist devrimler çağının başlaması, sosyalist devrimlerin uluslararası arenadaki ilerleyişinin sekteye uğramasıyla kapitalizm yeni devrimci durumların nesnelliğini korumak için sosyal devletçi reformları yeniden çözüm olarak hayata geçirebilir. Unutmayalım ki kapitalizm altında kazanılmış olan tüm reformlar devrimci mücadelenin yan ürünleridirler. Hiçbir reform ve kazanılmış hakkın burjuvazinin iktidarı altında kalıcı bir garantiye sahip değildir.
9-) Covid-19 salgınıyla birlikte yaşanan krizi tüm burjuva hükümetler ulusal seferberlik olarak tanımladılar. Burjuva hükümetlerin saflarında tüm toplumun seferber edilmesi gerektiğinin vaazları verilerek savaş varmış gibi bir etkileşim yaratılmaya çalışıldı. Burjuva hükümetlerin krizi yönetmekte kullandığı politikalarına muhalif olanları kriminalize edilerek cadı avları başlatıldı. Salgın koşullarında ölüme mahkum edilerek çalıştırılan işçi sınıfı için Covid-19’un iş kazası, meslek hastalığı olma talebi reddedildi. Günlük vakalar ve ölüm oranları devlet sırrı olarak gizlendi. Bu durumu teşhir eden sağlık emekçilerinin örgütleri hedef gösterilerek ulusal birliği bozmakla suçlandı. Turizm sezonunu canlandırmak için hiçbir bilimsel veri sunulmadan zoraki normalleşme adımları atıldı. Hiçbir sağlık güvencesi olmadan fabrikalarda, atölyelerde, şantiyelerde, iş yerlerinde çalışan işçiler, emekçiler haklarını aramak için eylemler, grevler yapmaya kalktığında sağlık tedbirleri adı altında yasaklarla, devletin kolluk güçlerinin baskısıyla karşılaştı. Tüm bu süreç yaşanırken ulusal birlik naraları eksik olmadı. Peki neydi bu ulusal birlik? Hükümetler ne zaman sıkışsa neden ulusal birlik çağrıları yapmaktadır? Küresel olan bir krizin çözümü neden ulusal birlikte düğümlenmekteydi?
Savaşta, barışta, salgında, sağlıkta, ekonomik küçülmede, büyümede ulusal birliğin anlamı her zaman aynıdır.
Ulusal Birlik : Burjuvazinin çıkarları için tüm toplumun üst düzey fedakarlık içinde girdiği kitlesel seferberliktir.
10-) Salgının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen henüz aşı üretme krizi çözüme kavuşmuş değildir. Covid-19 krizi öncesi devam eden ABD-Çin arası ticaret savaşları salgınla birlikte sağlık ticareti savaşına evrilmektedir. Aşı geliştirme ve bunu dünya piyasasına sürme rekabeti Covid-19 krizinin fırsata dönüştürülmüş halidir. Aşı üzerine dünya medyasında aşının yan etkisi olup olmadığı, ne kadar sağlıklı ve etkili olduğu soruları komplo teorileri eşliğinde tatışılmaktadır. Kapitalizm virüsü kontrol altına alacak etkide bir aşı geliştirebilir, bunun önünde hiçbir engel yoktur. Kapitalizmin başaramayacağı şey aşının eşit ve ihtiyaca göre dağıtımının yapılmasıdır. Aşıyı bulan kapitalizmi yeni çelişkiler beklemektedir. Hangi ülkenin aşıdan kazanç sağlayacağı, hangi ülkelerin aşıdan mahrum kalacağı?
Aşıyı bulan ülkelerin hangi ülkelere bundan ne düzeyde faydalanma imkanı sunacak?
Bir diğer can alıcı soru şudur: Aşıyı bulan ülkelerde tüm toplumun aşıya ücretsiz erişiminin sağlanıp sağlanamayacağı?
Aşıyı ithal eden ülkelerde aşıdan toplumun hangi kesimlerinin faydalanabileceği?
Aşı üzerine üretilen komplo teorileri bu can yakıcı soruların üstünü örtmektedir. Aşı krizinin bir diğer ideolojik boyutunu şu şekilde açıklayabiliriz: Aşı geliştirme yarışının sınıfları aşan ulusal bir mesele olduğu iddia edilmektedir. Bu yalanın gündeme getirilmesinin nedeni farklı ülkelerdeki emekçileri birbiriyle rekabet ediyormuş gibi gösterilmesi, milliyetçiliğin tetiklenmesi, ülkelerdeki göçmen emekçilere karşı nefret tohumları ekilerek aşı krizinin sınıfsal çelişkilerinin üstünü örtme eğilimidir. Toparlarsak aşıyı üretmeyi başaran kapitalizm bunun eşit ve ihtiyaca göre dağıtımını gerçekleştiremeyecektir. ABD-Çin arasında süren ticaret savaşları aşı ve sağlık ticareti üzerinden yeni bir boyuta taşınıp harlanacaktır. Küresel birleşik kapitalist kriz aşıdan sonrada varlığını sürdürmeye devam edecektir.
11-) Küresel kapitalizmin birleşik krizi tüm şiddetiyle harlanarak insanlığı barbarlık içinde yok oluşa sürüklemektedir. Bugün küresel çapta burjuva hükümetlerin politikaları ve proletaryanın sorunları aynılaşmaktadır. Gezegenimiz kapitalist barbarlığın küresel yıkım tehdidi altındadır. Buna karşı verilecek cevaplar, örülecek mücadelenin de küresel bir nitelik taşıması tercih değil zorunluluktur. Mücadeleyi ulusal sınırlara ve ulusal bir perspektife indirgemek burjuva hükümetlerin ulusal birlik çağrılarına icazet göstermektir. Ekonomik yıkı, ekolojik kriz, sağlık krizi ulusal meseleler değildir. Bir devletin hudutları dahilinde çözülemez. Savaşlara, ekonomik krizlere son vermek için salgının üstesinden gelebilmek için kapitalizmi devirmek ve ekonomiyi kollektifleştirmek gerekmektedir. Bunun yoluda devrimci dünya partisinin inşasından, onun yerel teşkilatlarını kurmaktan, kitlelerin öz teşkilatlanmasından, kitlesel işçi teşkilatlarının insanlığı barbarlığa sürükleyen burjuvaziyle ilişkilerini kesmeleri için mücadeleden geçmektedir. Bugün dünya işçi sınıfının önündeki en büyük sorun enternasyonal devrimci parti sorunudur. O yüzdendir ki emekçi sınıfların krize karşı mücadelesinden, her türden anti kapitalist mücadelesi enternasyonal devrimci parti inşa mücadelesini kapsamalıdır.
Ya sürekli yıkım Ya sürekli
devrim!
Gelecek Her yerde Bolşevizme
aittir!
Covid-19 Küresel Kapitalist Kriz Üzerine Tezler
50 Mg'lık Viagra
sağlık bakanlığı onaylı viagra satış sitesi
cialis 20 mg eczane satış fiyatı
Eczanede Satılan Cinsel Gücü Artıran İlaçlar
En İyi Cinsel Performans Arttırıcı İlaç
eczanede satılan cinsel güç arttıran ilaçlar
viagra fiyatı
cialis eczane fiyatı
Viagra Eczane Satış Fiyat
En İyi Cinsel Performans Arttırıcı İlaç Hangisi
cinsel gücü artıran ilaçlar
4 lü viagra kaç para