UEFA ve Batı Emperyalizminin Sessizliği Gerçeği Örtmez

Filistin futbolunun efsane ismi, “Filistin’in Maradonası” ve “Filistinli Pelé” olarak tanınan Süleyman el‑Ubeyd, Gazze’de insani yardım beklerken İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. 41 yaşındaki el‑Ubeyd, sadece bir futbolcu değil, Gazze’nin direniş ruhunun simgesi ve genç sporculara ilham veren bir figürdü.
UEFA, el‑Ubeyd’in ölümü karşısında yalnızca “En karanlık zamanlarda bile sayısız çocuğa umut veren bir yetenek” diyerek kısa bir açıklama yaptı; nasıl ve neden öldüğü hakkında ise tek kelime etmedi. Bu sessizlik, Batı spor kurumlarının Filistin halkının yaşadığı soykırımı örtbas etme eğilimini gözler önüne seriyor.
Süleyman el‑Ubeyd: Filistin’in Maradonası

El‑Ubeyd, 1984 doğumlu, kariyerine Gazze’nin Hadamat el‑Şatea kulübünde adım attı. Batı Şeria ve Gazze kulüplerinde oynadı, 24 kez milli formayı giydi ve 2 gol attı. Kariyeri boyunca 100’den fazla gol kaydetti, 2010 Batı Asya Şampiyonası’nda unutulmaz röveşatalara imza attı. 2023’te emekliliğini açıklasa da, sporu bırakmamış; Gazze’de insani yardım çalışmalarına katılmıştı.
6 Ağustos’ta, Refah bölgesinde yardım bekleyen siviller arasında İsrail helikopterlerinin kasıtlı ateşinde şehit edildi. Geriye eşi ve beş çocuğu kaldı
Soykırımın Toplumun Her Damarına Sızması

El‑Ubeyd’in ölümü sadece bir sporcunun kaybı değil; Filistin’deki soykırımın, sporculara, sanatçılara ve çocuklara kadar genişlediğinin kanıtıdır. 662 sporcu bu saldırılarda öldü; 288 spor tesisi ya yıkıldı ya hasar gördü. Spor sahaları, artık güvenli alan değil, ölüm tuzağı haline gelmiş durumda. Bu cinayet, tüm dünya işçilerine ve spor emekçilerine açık bir çağrıdır: Sessizlik, suç ortaklığıdır! UEFA ve diğer Batı kurumları gerçekleri sakladıkça, suç ortaklığını sürdürmüş olur. İşçi sınıfı, spor emekçileri ve taraftarlar; örgütlenmeden ve dayanışmadan başka çaremiz yok.

Stadyumlarda ve Sokaklarda Dayanışma

Süleyman el‑Ubeyd, artık sadece bir futbol efsanesi değil; özgürlük ve direnişin sembolü. Stadyumlar, tribünler ve sahalar; Filistin halkıyla, el‑Ubeyd’in anısıyla ve direnişiyle dayanışma alanı olmalıdır. Hep birlikte bağırmalı, örgütlenmeli, Filistin direnişini ve insanlık onurunu savunmalıyız.
Kahrolsun Siyonist Soykırım! Yaşasın Filistin’in örgütlü direnişi ve işçi sınıfının uluslararası dayanışması!