Hacettepe’de dört öğrenci, haklarını savundukları için yurttan atıldı. Gençlik isyan ediyor: “Korku duvarlarını yıktık, Erdoğan rejimi ve omun temsil ettiği sermaye sınıfında!”
Barınma Hakkı Kutsaldır
19 Mart günü geleceğini müdafaa eden gençler, iktidarın zulmüne hedef oldu. Hacettepe Üniversitesi’nde okuyan dört öğrenci, kampüslerini ve haklarını savundukları için, uyduruk gerekçelerle yurtlarından atıld
Barınma hakkı en temel insani ihtiyaçtır. Bugün üniversite gençliğine bu hak dahi çok görülmektedir. Yurtlardan kovulanlar yalnızca dört kişi değildir: Onlarla birlikte bütün bir gençliğin geleceği hedef alınmıştır. Sadece gençliği değil… Yaşama hakları, güzel bir gelecek hakları da hedef alınmaktadır.
Ama mesele yalnızca öğrencilerin barınma hakkı değildir: Kapitalizm altında işçi sınıfı, kadınlar, yoksullar da aynı saldırıyı yaşamaktadır. Patronlar işçinin grev hakkını gasp ederken, devlet işçiyi polis copuyla susturuyor. Diyanet fetvalarıyla kadınların yaşam hakkı, özgürlüğü hedef alınıyor. Bugün KYK yurdundan atılan öğrenciyle, grevi yasaklanan işçiyle, sokakta özgürlüğü kısıtlanan kadın aynı zincire vurulmuştur.
Burjuvazi Saltanatın Telaşında!
Bugünkü iktidar, gençliği sindirmek ve baş eğmeye mecbur bırakmak için türlü oyunlara başvurmaktadır. Yurtlardan atmak, bursları kesmek, kampüsleri kuşatmak… Bunların hepsi aynı gayeye hizmet etmektedir: tüm toplumu, en başta da gençleri susturmak!
Lakin unuttukları bir hakikat vardır: Gençlik, hiçbir vakit zulme boyun eğmemiştir, eğmeyecektir! Susmayacağız, diz çökmeyeceğiz, geleceğimizi kendi ellerimizle kuracağız!
Ve biliyoruz ki gençliğin mücadelesi, işçi sınıfının mücadelesinden ayrı değildir. İşçiler, kadınlar, gençler; hepimiz aynı düzenin zincirleriyle prangalanıyoruz. Kurtuluşumuz ortak mücadelededir.
“Biz Barınamıyorsak, Siz de Saltanat Süremezsiniz!”
Sabrımız tükenmiştir. Bugün yurttan atılan dört öğrencinin sesi, yarın binlerin haykırışı olacaktır. Her suistimal edilen öğrenci, milyonların öfkesine, kararlılığına dönüşmek zorundadır!
Korkmuyoruz! Artık sıra sarayların, saltanatların surlarını parçalamaktadır. Biz parçalamazsak, biz parçalanırız! Gençliğin öfkesi karşısında hiçbir iktidar baki kalamaz!
Ve biz biliyoruz: Otoriter rejimleri yıkmanın yolu yalnızca sokakta bağırmaktan değil, işçilerle, kadınlarla, yoksullarla omuz omuza örgütlenmekten geçer. Geleceğimizi kendi ellerimizle alacağız!
Omuz Omuza, Mücadeleye!
Bugün Hacettepe’de dört arkadaşımıza yapılan saldırı, yarın bütün memlekette tekrarlanacaktır. O hâlde görev açıktır: Birleşmek, dayanışmak, mücadele etmek!
Barınma hakkı kutsaldır, gasbedilemez!
Gençlik geleceğini kendi elleriyle kuracaktır!
Zulmün ve saltanatın sonu, gençliğin mücadelesiyle gelecektir!
Son Sözümüzdür:
Gençliğin iradesi satılık değildir! Bizler sokaklarda, kampüslerde, iş yerinde, fabrikalarda yurtlarda, meydanlarda haykırıyoruz:
“Ne yurtlarımızdan, ne ekmeğimizden, ne özgürlüğümüzden vazgeçeceğiz!”
Gençlik,emekçiler, kadınlar teslim olmaz, sermayenin saltanatı yıkılır!
Gençlik, işçiler ve kadınlarla birleştiğinde bu düzen tarihe gömülür!