Gazeteci Zeynep Durgut’un Şırnak’ta yıllardır süregelen organize fuhuş ağını teşhir etmesinin ardından tehdit edilmesi, yalnızca bir gazeteciye yönelik bir saldırı değildir. Bu tehdit, Kürdistan’da işlenen suçların üzerini örten, bu karanlığı besleyen ve koruyan sömürgeci devlet aklının ta kendisidir.

Zeynep’in yaptığı haber, 2013’ten bu yana Şırnak’ta halkın bildiği ama konuşmaya cesaret edemediği bir çeteyi açığa çıkardı. Bu çetenin başında yer alanların devlete, kolluğa, siyasal mekanizmalara ne kadar yakın olduğu sorusu ise hâlâ ortada duruyor. Asıl soru şudur: Bu çete nasıl oldu da 10 yılı aşkın bir süre boyunca cezasızlık zırhıyla korundu?

Çünkü Kürdistan’da çeteler çökmüş değildir, aksine devletin çözülmeye yüz tutmuş otoritesinin devamı için çetelerle iç içe geçmiş bir rejim kurulmuştur.

Tatar ailesinin yaptığı tehditler açık bir linç çağrısıdır. Bu tehditlerin yapıldığı coğrafya Türkiye’nin batısında olsaydı devletin refleksi farklı olur muydu? Evet. Ama söz konusu Kürdistan olunca, devlet ya susar ya da tehdit edenin değil, tehdit edilenin karşısına dikilir.

Zeynep Durgut’un karşı karşıya kaldığı bu saldırganlık:

Kadınların bedenini bir savaş aracı olarak gören militarist zihniyetin,

Kürt kentlerini fuhuş, uyuşturucu ve asimilasyon mekanizmalarıyla teslim almaya çalışan psikolojik savaş stratejisinin,

Ve gerçeğin ortaya çıkmasından korkan devletin örtülü sansür mekanizmasının ürünüdür.

Mezopotamya Ajansı muhabiri olan Zeynep, yalnızca bir “gazeteci” değil, aynı zamanda Kürdistan halkının sesi, bu halkın yaşadığı çürümüşlüğe karşı çıkan bir hakikat neferidir.

Bugün Zeynep yalnız bırakılırsa, yarın fuhuş çeteleri değil, gerçeği söyleyenler susturulacaktır. Ama biz biliyoruz ki bu kirli düzende gerçeği yazmak suç değil, zorunluluktur. Tehdit edenlerin arkasındaki güç her ne olursa olsun, onu teşhir edenlerin yanında on katı bir dayanışma örülmedikçe bu karanlık dağılmaz.

Zeynep Durgut’un yanındayız. Ve bir kez daha soruyoruz:

> Fuhuş çetelerini kim koruyor? Gazetecileri kim tehdit ettiriyor? Kürdistan’da suskunluk düzeni kim için işliyor?

Gerçeği yazanlar tehdit ediliyorsa, bu ülkede rejim çoktan suç mahalline dönüşmüştür.